Yılmaz, İsrail konusunda ilişkilerin normalleşmesi gerektiğini belirtirken, "Ne olursa olsun bölgedeki olayların ilerleyiş süreci Amerika, Türkiye ve İsrail'in ortak hareketini zorunlu kılmaktadır" dedi.İsrail'deki Türk şirketi Yılmazlar Gurubun sahibi ve CEO"su Ahmet Reyiz Yılmaz, İsrail krizi konusunda değerlendirmelerde bulundu. İsrail'den "zorlama ile" özür beklenilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "İhmalkâr davranarak Mavi Marmara konusunda İsrail'i ağır tahrik altında bırakan Sayın Davutoğlu bu olayda iki tarafında hatalı olduğunu kabul etmelidir. İsrail ilişkilerinde özür ön şart değildir ama derin üzüntü elbette bir ön şarttır.Derin üzüntü bir ön şarttır ama zorlama özür İsrail'in devlet olma meşruiyetini ortadan kaldırmaya yönelik bir taleptir. Böyle kritik bir zamanda varlığını tanıdığınız bir ülkeyi zora sokacak bir talebi dayatmak kimseye yarar sağlamayacaktır. Bu konu AKP hükümetinin iç politika malzemesi ve Davutoğlu'nun dış politikasının dengeleme manivelası olarak kullanılmamalıydı" ifadesinde bulundu.İsrail'in devlet olarak bölgedeki varlığının hala bazı ülkelerin içerisine sindirilemediğini belirten Yılmaz, bunun yanlış ve istikrarsızlığı artıracak bir politika olduğunu iddia etti.İsrail'in sahip olduğu bu ülkeden tarihte iki kere çıkartıldığını kaydeden Yılmaz, "Nihayet yeniden varlığını sürdürmek üzere üçüncü kez bölgede müstakil bir devlet olarak kurulmuştur. Bunun orada yaşayan halk açısından anlamını değerlendirmeden bu meseleye bu şekilde agresif yaklaşmak ve politik malzeme haline getirmek yanlıştır.Ana sorun İsrail'in devlet olarak bölgedeki varlığının tam olarak Müslüman ülkelerce kabullenilememesidir. Bu kabullenmemenin asla İslami bir gerekçesi de yoktur. Gerekçeler hamasetle beslenen siyasete dayalıdır.Müslüman ülke liderleri kendi günahlarını İsrail'e söverek temizlemenin arayışındadırlar. Hâlbuki Allah kimseye böyle bir temizlenme vaadinde bulunmamıştır" dedi.Suriye ve diğer Müslüman ülkelerin her gün kendi içinde insanları katlettiğin öne süren Yılmaz, şöyle devam etti:"Buralara da aynı mesafede durmak adaletli olmanın gerçek yoludur. Suriye'ye müdahale şartları fazlası ile oluşmasına rağmen hala işin kıyısında köşesinde gezilmektedir. Zorlama özür ile uğraşmak yerine bu meseleye ortak zeminde odaklaşmak gerekmektedir.Terörist başlarının Tel-Aviv'den değil Şam'dan getirildiği unutulmamalı.Suriye konusunda unutulmaması gereken bir diğer önemli husus ise Türk milletine her an acı ve keder yaşatan terör konusunda haince yıllarca ev sahipliği yapmış olmasıdır.İsrail konusunda ilişkiler normalleşmelidir. Hem de hiç zaman kaybetmeden.Ne olursa olsun bölgedeki olayların ilerleyiş süreci Amerika, Türkiye ve İsrail'in ortak hareketini zorunlu kılmaktadır. Bunu görmek ve buna göre politikalar geliştirmek istikrar adına herkesin hayrınadır. Amerika ve İsrail'de bu konuda samimiyetle hareket ederek daha fazla bölgede istikrarsızlığa müsaade










